logo

TARİH ÖNCESİ DEVİRLERDE KDZ EREĞLİSİ VE YÖRESİ

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
TARİH ÖNCESİ DEVİRLERDE KDZ EREĞLİSİ VE YÖRESİ

Zonguldak, Ereğli, Bartın ve Amasra’nın dahil olduğu Batı Karadeniz sahil kesiminde Paleolitik, Mezolitik ve Neolitik yerleşim izlerine rastlanılmamıştır.

Zonguldak bölgesinde keşfedilen Erken-Geç, Kalkolitik Dönem’e ait çanak çömlek kültürünün kuzeybatıda Marmara Bölgesi, güneyde Yukarı Porsuk Vadisi’ne kadar yayılmış olduğu anlaşılmaktadır. Erken ve Orta Kalkolitik Dönem’e tarihlendirilen ( yaklaşık MÖ V.bin ) çanak çömlek kültürünün, Devrek ilçesi sınırlarında bulunan Buldan, Boncuklar ve Kdz Ereğlisi yakınlarındaki İnönü mevkiine yayılmış olduğunu göstermektedir.

Ayrıca bu kültürün, Balkanlar’da nasıl ortaya çıktığı hala tartışmalı olan Vinça olarak adlandırılmış kültürle yakın bir ilişki içinde olduğu ve bu kültürün şekillenmesinde önemli etkileri olduğu vurgulanmıştır.

Kdz Ereğlisi Müzesi ile Turan Efe’nin başkanlığında Kdz Ereğlisi’nin Zoroğlu Köyü yakınlarında Yassıkaya’da yürütülen kazılarda bulunan çanak çömlek, Trakya’da Ezoro veya Ezovo-Sozopol Kültür gruplarıyla ilişkilendirilmiştir. Dolayısıyla bölgedeki bu seramik kültürü ‘hafir’ tarafından Filyos Kültürü olarak adlandırılmış ve Zonguldak bölgesinin Trakya ile sıkı bir bağı olabileceği noktasında İlk Tunç Çağı’nın başlarında bölgede görülen bu kültürün Trakyalı topluluklar tarafından yaratılmış olabileceği düşünülmüştür. Ayrıca bu seramik kültürünün Zonguldak, Bartın, Bolu ve Sakarya bölgesine kadar yayılmış olabileceği de belirtilmiştir.

Dolayısıyla MÖ III.binin başlarında Balkanlar’da Cucuteni-Gumelnitsa-Kocademan Kültürü’nün sona erip karışık bir dönem olan ve henüz aydınlatılmamış bir evre olan Çernavoda Kültürü bölgede hakim olur. Ancak göçebe toplulukların hakim olduğu Ezora, Junatsite-Siveti Krilovo ve Mihaliç gibi merkezlerin bölgede yaygınlaştığı anlaşılmıştır.

Bu dönemde bilindiği üzere Marmara Bölgesi’nde özellikle Truva gibi yerleşmelerde görüldüğü gibi kent devletleri artık belirmeye başlamıştır. Anadolu’nun çoğu yerlerinde olduğu gibi Batı ve Orta Karadeniz Bölgesi, Kütahya, Bilecik, Eskişehir, Kastamonu bölgelerinde bu dönem yerleşmelerinin sayısının arttığı gözlemlenmiştir. Dolayısıyla bu dönemde Anadolu’da yoğun bir nüfus artışı yaşanmış olduğunu söyleyebiliriz.

Zonguldak bölgesinde Kalkolitik Çağ özelliklerini de yansıtan Buldan, Boncuklar, İnönü mevkii yerleşmeleri ve Kargılık, Türbe Tepe, Kemerler, Akbıyık ile Kadıköy Nekropolü bölgedeki İlk Tunç Çağı yerleşmeleri içinde sayılabilir. Bu yerleşmeler küçük boyutlu olup bir kısmı akarsu kenarlarında kurulmuştur. Yerleşmeler  yamaç yerleşmesi olup yerleşmelerin bir kısmının dağların doruklarında konumlandırılmış olduğu anlaşılmaktadır.

Kdz Ereğlisi’nde Zoroğlu Köyü yakınlarındaki Yassıkaya yerleşmesine çok yakın konumda bulunan ve 2008 yılında keşfedilen Güneşli Beldesi sınırları içindeki İnönü mevkii, bir mağara yerleşmesi olması açısından bölgede keşfedilmiş ilk yerleşme alanıdır.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BEUN’DA ‘SESLİ’ YÜKSELİŞ!

    10 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Üniversitelerin gelişimi çoğu zaman yıllara yayılan bir süreçtir. Ancak bazı dönemler vardır ki, yapılan çalışmaların etkisi yalnızca akademik çevrelerde değil; şehirde, bölgede ve hatta ulusal ölçekte daha görünür hale gelir. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi son yıllarda tam da böyle bir dönemden geçiyor. Tam dört yıl önce rektörlük görevine başlayan Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in yönetim dönemine bakıldığında, üniversitenin yalnızca merkez kampüsünde değil; ilçelerde bulunan fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarında da dik...
  • ‘AŞKIM EREĞLİ’ SLOGANI YETMEZ, KİMLİK DE GEREKİR

    06 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Karadeniz Ereğli sahilinde yer alan “Aşkım Ereğli” temalı pano, kente gelenlerin objektifine ilk takılan, yerel hafızaya en hızlı dokunan simgelerden biri. Şüphesiz Başkan Posbıyık slogan siyasetini seviyor ve kulağa hoş gelen üretimlerini her yerde söylemek/görmek istiyor: Güneşin Sarısı, Denizin Mavisi, Ormanın Yeşili tekerlemesi… Aşkım Ereğli… Sevgi, Barış, Dostluk selamlaması bunlardan sadece birkaçı… Bu soyut vurgular dünyanın her tarafında her kent için, sosyal yapı için kıymetlidir, buna şüphe yok. Ancak ateş düştüğü yeri yakıyor...
  • TÜRKİYE’DE GENÇLER ARASINDA SUÇ VE ŞİDDET!

    05 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Son yıllarda Türkiye’de çocuklar ve gençler arasında hem suç işleme hem de şiddetin mağduru olma oranlarında ciddi bir artış yaşanıyor. 2024 ve 2025 yıllarına ait resmi verilere göre:Suça sürüklenen çocuk sayısı her yıl artıyor:• 2015–2024 döneminde suça karışan çocuk sayısı önceki dönemlere göre %50’den fazla artarak 2024’te 202.785’e çıktı. 2025’e gelindiğinde de yaklaşık 186.256 çocuk suça karıştı. Bu on yıllık artış %17’yi buluyor.2024’te toplam 612.651 çocuk, güvenlik birimlerine ya mağdur ya da şüpheli olarak bildirildi… Bu sayı bir ...
  • PALYAÇOLAR, MASKELER VE MODERN İNSAN

    28 Şubat 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Cumartesi sabahları insanın zihni biraz daha açık olur. Haftanın yorgunluğu henüz tamamen silinmemiştir ama düşünmek için de küçük bir boşluk oluşur. İşte tam o boşlukta aklıma bazen şu soru gelir: Biz gerçekten kim olarak yaşıyoruz? Kendimiz olarak mı, yoksa taktığımız maskelerle mi?Bu sorunun en ilginç metaforlarından biri palyaçodur. Palyaço, tarihin en tuhaf figürlerinden biridir. Hem güldürür hem hüzün taşır. Bir sahne karakteridir ama aynı zamanda fazlaca insandır. Sirk arenasında kırmızı burnu, abartılı makyajı ve büyük ayakkabılarıy...