logo

1844 YILINDA BENDER-İ EREĞLİ’DE AŞAR VE RÜSUMAT

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
1844 YILINDA BENDER-İ EREĞLİ’DE AŞAR VE RÜSUMAT

Toprak mahsullerinden alınan zekata ‘öşür’ denir. Kelime olarak onda bir ( Yüzde 10 ) manasını taşır. Bu kelimenin çoğulu aşardır ve yaygın bir kullanıma sahiptir. Öşür toprak için bir ürün veya gelir vergisi vasfını taşımaktadır.

Öşre tabi olan topraklarda yetiştirilmiş olan mahsulün istenmeden tahrip olması mükellefin İslam’dan çıkması ( irtidat ) ve mükellefin ödeme konusunda vasiyet yapmadan ölümü halinde öşür düşer.

Osmanlı Devleti’nde öşür iltizam usulüyle toplanıyordu. Yıllık safii hasat üzerinden alınan aşar, her sancakta ayrı ayrı mültezimlere veriliyor, mültezimler aldıkları iltizamı bölerek daha küçük mültezimlere ihale ediyorlardı. Bu şartlarda, köylünün ödediği vergi, ödemesi gerekenden çok daha fazla oluyordu.

Aşerden en büyük faydayı mültezimler elde etti. Devlet umduğu gibi gelirlerini iltizamla arttıramadı. Aşarın tarımda üretim artışını engellediği konusunda yaygın bir izlenim vardı. Aşar nedeniyle çiftçiler çalışmaktan kaçınmaktaydı. Açlıktan ölmeyecek kadar ekerek bununla yetiniyorlar, bunun sonucunda birçok arazi boş kalıyordu.

Tarh ve tahsil yöntemi olarak aşar önemli sorunları da içinde barındırıyordu. Vergi matrahı olarak gayri safi ürünü kapsadığından safi ürüne göre hesaplanan vergi yükü daha ağırdı. Bu durum tarım kesimine yapılacak yatırımları olumsuz yönde etkilerken diğer yandan da mültezim karını araya sokarak pazara çıkacak olan nihai üründeki maliyetlerin artmasına yol açıyordu.

Tüm bu olumsuzluklar göz önüne alındığında ve 1923 yılında kurulan yeni Cumhuriyet’in siyasi tercihleri de düşünüldüğünde çeşitli tartışmalardan sonra ‘Aşar Vergisi’, 1924 yılında uygulamadan kaldırılmıştır.

Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Ana Bilim Dalı İktisat Tarihi Bilim Dalı  Yüksek Lisans öğrencisi Tansu Hilmi Hançer, İstanbul 2010 yılında sunduğu ‘Temettüat Defterlerine Göre Karadeniz Ereğli’nin Ekonomik ve Sosyal Tarihi’ başlıklı tezinde 1844 yılında Ereğli kasabamızda belirlenmiş öşür vergisi hakkında önemli bilgiler vermektedir.

1844 tarihli Temettüat Defterleri’ ne göre Bender-i Ereğli’de Kirmanlı, Murtaza, Sultan Orhan, Sultan Süleyman, Müftü ve Akarca mahallelerinde üretilen toplam mahsul miktarı 70.2.kile olup, BOA’nın ML. VRD, TMT, No. 3373, 3536, 3547, 3557, 3559 ve 3575 sayılı dosyalarına göre bunun 29.7’si hınta, 21.75’i şair, 6.5’ğu yulaf, 6’sı erzen ve 6.24’ü mısırdan oluşmaktadır.

Aynı belge dosyalarında kentimizde toplam aşar miktarı 1438.1 kuruştur. Bunun 760.6 kuruşu aşar-ı bağ, 348 kuruşu hınta, 175.5 kuruşu şair, 35 kuruşu yulaf, 56 kuruşu erzen ve 63 kuruşu da mısır ürünlerine aittir.

Aynı belgeye göre Sultan Orhan Mahallesi’nde adet-i ağnam ederi de 321.5.kuruştur.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TAHSİN ÖZYAMAK AHİLİK KÜLTÜRÜNÜ YAZIYOR

    25 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    2. BÖLÜM Üretici, çalışan, müşteri, tedarikçi, vatandaş, kamu çalışanı, sivil toplum gönüllüsü… İş dünyası, kamu yönetimi ve sivil toplum insanı nasıl görüyor? Bir rakam, bir maliyet kalemi, bir işlem olarak mı? Yoksa emeği, hakkı, sorumluluğu ve beklentileri olan bir insan olarak mı? Ahiliğin bize bugün soracağı sorulardan biri belki de tam olarak budur. İlk bölümde Ahiliğin yalnızca bir esnaf teşkilatı olmadığını ele aldık. Onun; emek, dürüstlük, adalet, güven, dayanışma ve toplumsal sorumluluk üzerine kurulu bir hayat anlayışı o...
  • VERGİ-Yİ MAHSUSA VE KDZ. EREĞLİSİ

    25 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Vergi-yi Mahsusa, Tanzimat dönemindeki yeniliklerin getirdiği reform ve ıslah çalışmalarından sonra hanelerin ve hane reislerinin edindiği temettuları karşılığında alınan bir gelir vergisidir. Vergi-yi Mahsusa hesaplamalarında iki türlü kesim bu vergiden muaf tutulmuştur. Bu kesimler 1844 Temettüat Defterleri’ndeki kayıtlardan da anlaşılmaktadır. Birinci kesim muhtar, imam ve rahip gibi görevlileri ve din adamlarını içeren gruptur. İkinci grupta ise yetim, talebe, sakat, hasta, amelmende ( emekli ) gibi toplumdaki muhtaçları kapsayan kişile...
  • DR. CAN CANVER TARİHE IŞIK TUTUYOR

    11 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    EREĞLİ’NİN KAYABAŞI VE KİRMANLI MAHALLESİNDE TESCİLLENMİŞ KÜLTÜR VARLIKLARIMIZ Sur içi Ereğli’mizin bugün ayakta kalabilen sayılı eski sivil mimari örneklerini de barındıran, kentin en eski mahallesi olan Kirmanlı Mahallesi ve Kayabaşı mevkiinde yer alan kültür varlıklarımız da sevindiricidir ki; Avrupa Konseyi Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Envanteri ve Türkiye Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından tescillenerek koruma altına alınmışlardır. Dikili yokuşunun Kayabaşı’na sapan sokağın köşesinde yer alan ve halk aras...
  • DR. TUGAY YAZGAN “İYİ OLMA ZORBALIĞINI” YAZDI

    02 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    “Pozitif düşün.” Son yılların en masum görünen ama bazen en acımasız cümlelerinden biri bu. İşini kaybedersin: “Boş ver, daha iyisi çıkar.” Sevdiğin birini kaybedersin: “Güçlü olmalısın.” İlişkin biter: “Her işte bir hayır vardır.” Ekonomik olarak zorlanırsın: “Parayı hayatına çekmeye odaklan.” Kaygılanırsın: “Olumsuz düşünme.” Tükenirsin: “Biraz şükret.” Depresif hissedersin: “Hayat güzel, olaylara biraz pozitif bak.” Bütün bunların ortak bir mesajı vardır: “Şu anda hissettiğin şey yanlış.” Problem de burada başl...