logo

TSO VE DTO SEÇİMLERİ

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
TSO VE DTO SEÇİMLERİ

Kdz. Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerini Arslan Keleş Grubu kazandı.

Keleş’in aldığı 7-0 ‘lık sonucun şehirde siyasi ve ekonomik izdüşümleri olabilir. 

Bence olmamalıdır ama muhtemelen olacaktır!..

Daha önce de yazdım; her şehir dinamiği kendi mecrasında ilerlemeli, alanına müdahale ettirmemeli, başka alana müdahil olmamalı ama genelde böyle olmuyor. Özellikle siyaseti dizayn etmek isteyen güçler ticareti de, stk’ları, basını ve hatta günümüzün iletişim aracı sayılan sosyal medyayı da türlü yollarla etkileyerek yegane belirleyici olmak istiyorlar. (Tam da burada Belediye Başkanı Halil Posbıyık’ı tarafsız kaldığı için kutlamak gerek.)

Evet, siyaseti amaç, diğerlerini araç olarak görmek yanlış ama sahadaki gerçekler çoğu zaman böyle!

Gerçi seçim hamlesi ile gücüne güç katan Keleş, özellikle son dönemlerde apolitik bir duruş sergiliyor ve herhangi bir arka plan hesabı içinde olmadığını, güç zehirlenmesi yaşamadığını, politikaya geçiş yapmak için oda’ya ihtiyaç duymadığını söylüyor ama ona da sihirli(!) bir el değebilir. Nitekim zorlu seçim şartları onun için bir fırsat oldu da; belagat ve atalet sorunlarını çözmesini sağladı.  

Özetle benim zaman zaman eleştirdiğim yeğenim sayılan Keleş, hak ettiği zaferi doğru hamlelerle kazanmasını bildi.  Kendisini ve ekibini samimiyetle kutluyor, başarılar diliyoruz. Bundan sonra rehavete de girmeden, gösterişe de kaçmadan, kibirden uzak, adaletli ve -slogandan öte- geliştirici bir süreç diliyorum. Biz ise bu güne kadar olduğu gibi, bundan sonra da sanayi ve ticaretin, ilçenin, üyelerin hak ve menfaatleri için doğrularının yanında, yanlışlarının karşısında olmaya devam edeceğiz. Allah işini rast getirsin. Evet,  “Sorumluluğumuz arttı” mesajı ile tüm üyelere teşekkür eden Keleş ve ekibine onarıcı bir tarz ve süreç diliyoruz. Potansiyel gücü gerçek bir kuvvete dönüştürmeleri dileği ile başarılar diliyoruz.     

Diğer yandan, Özcan grubunun aldığı oyları da hiç yabana atmamak gerekiyor. Bu oyların( Keleş’in oylarının üçte ikisi oranında)  hemen hemen tamamına yakını mevcut yönetimden memnuniyetsizler topluluğudur ki, bu durum iktidarını sürdüren Keleş’in şapkayı önüne koyup düşünmesini gerektirir. 

Tam bu aşamada Niyazi Özcan’ın neden/nasıl kaybettiğini de yorumlamak isterim:

Kaybettiği 2018 seçiminden bu yana 4 yıldır “yine adayım” diyerek çalışan Özcan, aslında güçlü bir ekip kurdu ve proje kurguladı. Ancak liderin son güne kadar ekibini ve projelerini kamuoyuna açıklamaması ciddi bir eksiklik ve stratejik bir hataydı. Tanıtım toplantısında bizzat  “Hala açıklamayacak mısınız?” diye sorduğumda, TV programını işaret etmesi ise akıllarda önemli soru işaretleri bıraktı.  Bir diğer yanlışı ise Oyak/Erdemir’in destek verdiği iddiasını abartması idi. İddia diyorum, çünkü ben hala OYAK/ERDEMİR’in tüzel kişilik olarak nitelikli ve kurumsal bir destek verdiğini göremedim. Duyduklarım ise ancak kasaba politikacılarına yakışan ticari baskı benzeri üye aklını çelme çabaları idi. Taşı eriterek sıvı demir, demire su vererek çelik yapan ERDEMİR bir adaya destek verirse böyle vermez ki mirim; lades oyunu değil ki bu!

Sonuçlara dramatik bir açı ile bakmıyorum. Herkes kazandı; Niyazi Özcan bile… 

Ve konuyu Deniz Ticaret Odası seçimlerine getiriyorum:

Yazıyı kaleme aldığımda Oğuz Ünlüer yönetime aday olduğunu henüz açıklamıştı.   “Yönetime gelmek istiyoruz, çok çalışacağız, ‘denizde birlik’ sağlayacağız”  mealindeki açıklaması doyurucu ve netti.

Tam bu aşamada benim tabirimle Deli Fişek İrfan Erdem’in bugüne kadar kimseye el vermediğini de eleştirel anlamda göz önüne alırsak, Ağır Ağabey İrfan Erdem’in “Artık yeter” demesi bekleniyor. Gençlere yeni hedefler gösterip, eylem yollarını işaret etmesi isteniyor.

Tanıdığım kadarı ile başarılı iş insanı olan, adeta kendini sektöre adamış olan Oğuz Ünlüer de diyor ki  “Söz veriyoruz çalışacağız, nefer olacağız. Sektörümüze, şehrimize fayda sağlayacağız, görev insanıyız.”  

Kısır çatışmalardan uzak durması ile, devletine bağlılığı ile, sektörel konularda inovatif  fikirleri ile tanıdığımız İrfan Ağabeyin Deniz Ticaret Odası Başkanlığına ihtiyacı olduğunu sanmıyorum ama, Deniz Ticaret Odasının onun onursal başkanlığında Şirin Ereğlimizin dinamiği haline gelmesine  ihtiyacı var. Bunun kiminle olacağı sorusunun cevabı ise Deniz Ticaret Odası Batı Karadeniz Şubesi üyelerinde…

Denizleriniz sakin, yolunuz açık olsun gençler. Aynı zamanda bir eğitimci olan İrfan Erdem dinlenmeyi gerçekten hak etti.

Güveneceği gençlerin önünü açacaktır.  

Paylaşın:
Etiketler: » » » » » » » »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • CANVER YAZDI: KSENEPHON VE ONBİNLERİN DÖNÜŞÜ

    25 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Ksenephon ( d. MÖ 431-ö. MÖ 350’den kısa bir süre önce ), Attika’lı bir Yunan tarihçisi olup Anabasis ( Onbinlerin Dönüşü ) adlı yapıtıyla tanınır. Anlatım biçiminden dolayı Antik Çağ’da çok tutulan bu eser, Latin edebiyatı üzerinde de büyük bir etki bırakmıştır. Varlıklı bir Atinalı aileden gelen Ksenephon, Atina ve Sparta arasındaki Peleponnessos Savaşı ( MÖ 431-404 )’nın karışık ortamında yetişmiştir. Sokrates’in yanında öğrenim gördü. Dolayısıyla aşırı demokratik yönetime karşı eleştirel bir tutum takındı. MÖ 401’de Atina’da demokrasini...
  • ÖZYAMAK YAZDI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK

    25 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    GÜVENLİĞİN GÖRÜNMEZ KAHRAMANI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK Yazı dizimizi, iş sağlığı ve güvenliğinin en hayati halkasıyla bitiriyoruz: Psikososyal Risk Yönetimi. Bu alan çoğu zaman ihmal edilir ancak kazaları önlemede en etkili yöntemdir. ISO 45001 fiziksel güvenliğin çerçevesini çizerken, ISO 45003 bu yapıyı çalışan ruhu ve refahıyla tamamlar. Zihin Yorulunca Beden Hata Yapar Geleneksel İSG sadece baret ve eldivene bakar. Ancak veriler daha derin bir tablo sunuyor: Genç Çalışanlar (18-25 Yaş):  İş kazalarının...
  • GERGİNLİK BİLE YORULDU MEMLEKETTE!

    24 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir ülke düşünün… İnsanları sabah alarm sesiyle değil, bildirim sesiyle uyanıyor. Döviz artmış mı, biri gözaltına mı alınmış, yeni zam mı gelmiş, sosyal medyada bugün kimler linç edilmiş… Gün daha başlamadan -gece boyunca tetikte olan- zihnimiz mesaiye böyle başlıyor. Aslında uyku, beynin kapandığı değil; tam tersine en yoğun bakımı yaptığı zamandır. İnsan uyurken beden dinleniyor gibi görünür ama beyin arka planda oldukça aktif çalışır. Hafıza düzenlenir, duygusal işleme devam eder, beyinsel temizlik sistemi -glimfatik sistem- daha ak...
  • LOKOMOTİF Mİ, VAGON MUSUN? ASLINDA BÜTÜN MESELE BU!

    19 Mayıs 2026 Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İnsanlar yaşamda çoğu zaman iki role savrulur: Vagon ya da lokomotif. Birileri tarafından çekilen mi olacaksın, yoksa kendi yönünü belirleyen mi? Vagon olan insan, çoğu zaman hayatını dış etkenlerin belirlemesine izin verir. Ailesinin korkuları, toplumun beklentileri, partnerinin kararları, geçmiş travmaları ya da “Elalem ne der” düşüncesi onun raylarını döşer. Hareket eder ama kendi iradesinin gücüyle değil; bağlandığı lokomotifin yönüyle ilerler. Lokomotif olan insan ise kolay bir hayat yaşamaz. Çünkü yön vermek ağırdır. Karar almak, s...