logo

HERAKLEİA PONTİKA YÖRESİNDE KAVİMLER

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
HERAKLEİA PONTİKA YÖRESİNDE KAVİMLER

Herakleia Pontika bölgesinde Thrake ( Trak ) kabilelerinin yaşadığı pek çok antik yazar tarafından doğrulanmaktadır. Bilindiği üzere Ege Denizi, Marmara ve Karadeniz’in kıyıları, batıda Vardar, Makedonya, Korşe ile sınırlanmış olan bölge ve halkı eskiçağda Thrake olarak adlandırılıyordu.

Cesur ve savaşçı olmalarından dolayı Roma ordusunda ücretli asker olarak yer bulmuş olan bu ulus; İndo-Germen dil ailesinin Satem grubuna dahildi ve balıkçı köyleri ile kalelerde yaşamaktaydı. Bazı tarihçiler de bu kavmi Proto-Türk olarak nitelemektedirler…

Otuz beşin üzerinde Thrake kabilelerinden özellikle Mysler’den 200 yıl sonra Phrygler, Balkan Yarımadası’ndan Anadolu’ya geçerek Mysler’i rahatsız edip onları yerlerinden atmışlardır. Phrygler de MÖ VIII-VII.yz.da Trakya’da Orta Vardar bölgesini terk ederek Anadolu’ya göçmüş olan üç göçmen kabile olan Moesi, Bryg ve Thynler’den söz ederek bu üç kabileden Thynler’in, Bithynialılar’ın ataları olduğunu belirtir.

Bilindiği gibi Bithynler, Anadolu’da sonraları Bithynia Krallığı ve Roma’da Bithynia Eyaleti olarak anılacak topraklarda hakimiyetini devam ettirmiştir.

Doğuda ise Paphlagonialılar ( Kastamonu yöresi ), Mariadynler ve bir kısmı Epiktetonlar, kuzeyde Sangarius ( Sakarya ) Nehri’nin döküldüğü yerlerden Byzantion ( Bizans-İstanbul ) ve Khalkedon  ( Kadıköy ) Denizi’nin ağzına kadar Pontos Denizi tarafından; batıda Propontis, güneye doğru Mysia ve Hellespontos Phrygia’sı da denen Phrygia Epiktetos ile sınırlanmıştır. Ancak belirtmek gerekir ki; Marmara Denizi’nin güneydoğusunda yer alan bölge, Balkanlar’dan Anadolu’ya göç eden halkların ilk yerleştikleri bir coğrafi sahadır. Dolayısıyla bölge halkları ve sınırları zaman zaman değişiklikler göstermiştir.

Sangarius Nehri ( Sakarya ) ile Billaios ( Filyos ) Nehri arasındaki bölgede yaşamış-kökeni hakkında fazla bir bilgiye sahip olmamakla birlikte-diğer bir Thrake kavmi Mariadynler’dir. Mariadynler’in Troia Savaşları’ndan ve hatta Phrygler’in Trakya’dan göçlerinden biraz önce Anadolu’da oldukları söylenebilir. Dolayısıyla bu halk, Kimmer istilalarını takip eden MÖ VII.yz.da diğer Bithynialı uluslar ile birlikte Anadolu’ya göç etmiş bir Thrake kabilesi olmalıdır. Mariadyn kültürü bölgenin yakın komşuları olan Hypios Vadisi ( Konuralp ), Mysia ( Balıkesir yöresi ) ve Thynler ( Filyos yöresi ) ile çok sıkı ilişki içinde olmalıydı. Bilindiği gibi Mariadynler, Ereğli’nin ilk kurucuları olarak bilinmektedir…

MÖ 560 yıllarında Herakleia’ya gelen Megaralı kolonizatörler tarafından köleleştirilmiş olan Mariadynler, Herakleia bölgesinde dağılmış köylerde ( Akonai gibi ) tarımla uğraşmakta idiler. Ancak MÖ IV.yüzyılın ikinci yarısından itibaren Miletos’lular ile çatışarak Herakleia’nın yönetimini ele geçirmişlerdir. Athenaeus ( MS III.yz. ), Mariadynler’in günlük gereksinimlerini karşılamak amacıyla toprak satmak zorunda kaldıkları için köle durumuna düştüklerini söyler…

Mariadynler ülkesinin doğusunda, Tieion ve Parthenios Nehri ( Bartın ) civarında yaşayan diğer bir halk da Kaukon ( Kaukos )’lardır. Bunların Skythialı ( İskit ), Makedonialı                    ( Makedon ) veya Pelasglar’ın belirli bir zümresi oldukları ileri sürülmektedir.

Bölgenin sakinleri olduğu noktasında antik kaynaklardan bilgi sahibi olduğumuz ve bölgenin çapulcu halklarından biri de İskitler olmalıdır. Amasra Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmekte olan Zonguldak bölgesinde yaklaşık 40 adet İskit / Kimmer ok ucu ile Amasra civarında bulunmuş ve şimdi Otaga Museum ( Yeni Zelanda )’da sergilenen gümüşten bir çift koçbaşlı bilezik bu ulusun bölgede olduğu noktasında arkeolojik buluntulardır.

MÖ 676’da Phryg başkenti Gordion’u ele geçirip yağmalamaları ile batıya Lydia topraklarına doğru yönelen İskitler’in bir kısmı kuzeye yani Paphlagonia’ya ulaşıp bölgeyi işgal ettiler ve onların baskısı ile yerlerinden göçen Kimmerler, Herakleia ve yöresinin diğer sakinleri oldular. Dolayısıyla Kimmerler, birinci ve ikinci Kimmer akınları sırasında batıda Herakleia Pontika’dan doğuda Trapezus ( Trabzon )’a kadar olan kıyı şeridine yayıldılar.

Savaşçı ve çapulcu bir topluluk olan Amazonlar’ın da-yaşadıkları coğrafi bölge hakkında farklı görüşler olsa da-Amasra civarında ele geçen Amazon etkili sikkelerden, Zonguldak bölgesinin sakinlerinden olduğunu düşünebiliriz. Nitekim Sakarya Nehri’nden itibaren tüm güney Karadeniz sahil kesiminden Kafkas Dağları’na kadar olan sahada, güney İskitya, Ege kıyıları boyunca Aiol kentleri, Mysia, Kallipolis ( Gelibolu ), Trakya, Libya ve özellikle sinope’nin doğusunda Themiskyra’da yaşadıkları düşünülebilir.

Bölgenin diğer sakinleri içinde Paphlagonialılar, MÖ VIII.yz.dan itibaren Billaios Nehri’nden itibaren Herakleia, Filyos ve Bartın Nehri, Amastris, Sinope, Polemonion ve Amisos etraflarından Halys Nehri’nin batısındaki sahil boyunca yaşamış olmalıdırlar. Dolayısıyla Paphlagonia batıda Bithynler, Mariadynler ve Kaukonlar, kuzeyde Euxine, güneyde Phrygler ve Galatlar, doğuda Halys Nehri ile sınırlanmıştır.

Paphlagonia bölgesi sınırları içinde yaşayan bir diğer halk da Enetler olup, Kytoron, Sesamos, Parthenios Nehri çevresindeki Kromna, Aigialos ve Erythinoi kentlerinde yaşamışlardır.

Paphlagonialılar’ın güney komşusu olan Galatlar, Hint-Avrupa kökenli olup bölgedeki savaşçı ve yağmacı topluluklardandı. MÖ III.yz.dan sonra batıda Phrygia Epikhotos ( Küçük Frigya ), kuzeybatıda Bithynia, kuzeyde Paphlagonia, kuzeydoğusunda Pontos, doğuda Kapadokya, güneyde ise Lykoania bölgeleri ile çevrilmiş coğrafi saha Galatia adı ile anıldı.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TAHSİN ÖZYAMAK AHİLİK KÜLTÜRÜNÜ YAZIYOR

    25 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    2. BÖLÜM Üretici, çalışan, müşteri, tedarikçi, vatandaş, kamu çalışanı, sivil toplum gönüllüsü… İş dünyası, kamu yönetimi ve sivil toplum insanı nasıl görüyor? Bir rakam, bir maliyet kalemi, bir işlem olarak mı? Yoksa emeği, hakkı, sorumluluğu ve beklentileri olan bir insan olarak mı? Ahiliğin bize bugün soracağı sorulardan biri belki de tam olarak budur. İlk bölümde Ahiliğin yalnızca bir esnaf teşkilatı olmadığını ele aldık. Onun; emek, dürüstlük, adalet, güven, dayanışma ve toplumsal sorumluluk üzerine kurulu bir hayat anlayışı o...
  • VERGİ-Yİ MAHSUSA VE KDZ. EREĞLİSİ

    25 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Vergi-yi Mahsusa, Tanzimat dönemindeki yeniliklerin getirdiği reform ve ıslah çalışmalarından sonra hanelerin ve hane reislerinin edindiği temettuları karşılığında alınan bir gelir vergisidir. Vergi-yi Mahsusa hesaplamalarında iki türlü kesim bu vergiden muaf tutulmuştur. Bu kesimler 1844 Temettüat Defterleri’ndeki kayıtlardan da anlaşılmaktadır. Birinci kesim muhtar, imam ve rahip gibi görevlileri ve din adamlarını içeren gruptur. İkinci grupta ise yetim, talebe, sakat, hasta, amelmende ( emekli ) gibi toplumdaki muhtaçları kapsayan kişile...
  • DR. CAN CANVER TARİHE IŞIK TUTUYOR

    11 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    EREĞLİ’NİN KAYABAŞI VE KİRMANLI MAHALLESİNDE TESCİLLENMİŞ KÜLTÜR VARLIKLARIMIZ Sur içi Ereğli’mizin bugün ayakta kalabilen sayılı eski sivil mimari örneklerini de barındıran, kentin en eski mahallesi olan Kirmanlı Mahallesi ve Kayabaşı mevkiinde yer alan kültür varlıklarımız da sevindiricidir ki; Avrupa Konseyi Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Envanteri ve Türkiye Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından tescillenerek koruma altına alınmışlardır. Dikili yokuşunun Kayabaşı’na sapan sokağın köşesinde yer alan ve halk aras...
  • DR. TUGAY YAZGAN “İYİ OLMA ZORBALIĞINI” YAZDI

    02 Eylül 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    “Pozitif düşün.” Son yılların en masum görünen ama bazen en acımasız cümlelerinden biri bu. İşini kaybedersin: “Boş ver, daha iyisi çıkar.” Sevdiğin birini kaybedersin: “Güçlü olmalısın.” İlişkin biter: “Her işte bir hayır vardır.” Ekonomik olarak zorlanırsın: “Parayı hayatına çekmeye odaklan.” Kaygılanırsın: “Olumsuz düşünme.” Tükenirsin: “Biraz şükret.” Depresif hissedersin: “Hayat güzel, olaylara biraz pozitif bak.” Bütün bunların ortak bir mesajı vardır: “Şu anda hissettiğin şey yanlış.” Problem de burada başl...