logo

OTORİTENİN CAMİ YERİ KARARI


Doğan GÖNÜLLÜ

Warning: Use of undefined constant user_email - assumed 'user_email' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/haberhayat/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV3/single-kose-yazilari.php on line 34
haber@haberhayat.net

Camiyi, görkemi ve kurulduğu yere göre değil, insanlığa kattığı değer ile ölçmeli.

Düne kadar dağın başı değimiz Ereğli Organize Sanayi Bölgesindeki tesisler bugün Erdemir’in yarısı kadar çalışan istihdam edip üretim ve ihracat rekorları kırıyor. İnsanların umut kapısı oluyor.

Aynı bölgeye kurulan Büyük Kolej, yüzlerce öğrenciye aydınlık gelecek sağlıyor, öğretmenlere ekmek kapısı oluyor.

Bugünün insanı kendisine arz edilen değeri buluyor ve nerede olursa olsun; dünya görüşüne, inancına/inançsızlığına, ekonomik ve sosyokültürel durumuna göre ulaşım aracını kullanıp amacına ulaşıyor.

Bir lokma yemek yada hobi için, tarihi-kültürel veya inançsal değer için kilometrelerce mesafe kat eden insan, cami için neden bundan imtina etsin ki! inanç değerlerine bağlı biri için cami yoluna girmenin bile ibadet sayıldığını öğrendik biz…  

Bilinen hikayedir: Karıncaya sormuşlar ‘nereye gidiyorsun ?’ diye… Karınca ‘sevdiğimin yanına’ demiş. ‘Bu ayaklarla varamazsın ki !’ demişler… Karınca da ‘olsun, varamazsam da yolunda ölürüm’ demiş.

Bizler böyle bir kültürle harman olmuşken, camiyi Ereğli sahilinin tam göbeğine getirmekle ne yapmaya çalışıyoruz Allah aşkına! Camiye gidilir yahu, cami getirilmez.

Daha önce de birçok kez yazdım; Ereğli’ye büyükçe bir cami yapılsın, içinde etrafında külliyesi, sosyal donatıları, çevre düzenlemesi ve misafirhanesi vs. olsun ama bunun Kdz. Ereğli’de ki yeri sahil hiç değildir. Hele ki Amfi Tiyatronun bulunduğu alan ideal cami yeri olamaz.

Camilerimiz salt ibadet etme yeri değil, aynı zamanda sosyal alanlarımızdır. Avlusunda/çevresinde ağlaşırız, orada güncel konuları konuşuruz, orada şakalaşır, cuma yada sahur sonrası tatlımızı/kuruyemişimiz yeriz. Doğumlara orada şükür eder, canlarımızı oradan uğurlarız.

Mesafe araçtır, “oku” diye başlayan, iyiyi doğruyu öğütleyen yüce kitabımızın emrettiği inanç ve felsefesi ise amaçtır.

Amaca giden yolda, mesafenin yakınlığına, görkeme, denizin kenarındaki camiye değil; öncelikle huzura, adalete, refaha ihtiyacımız vardır. Öncelikle bu motivasyon sağlanmalı.

Hem sonra cami bir donanımdır, günümüz inşaat teknolojisi ile her yere yapılabilir. Akıl, inanç, mantık yürütme, sorgulama gibi yetiler ise birer yazılımdır. Yazılım olmadan hiçbir donanım çalışmaz. Ama donanım olmadan da düşünmekle, ya da mütevazı bir donanımla çok iyi yazılımlar, insanlığı geliştirici projeler elde edilebilir.

Ereğli’yi geliştirmek isteyenler, hizmet anlamında katkıda bulunmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler samimi iseler: küçük bir camiyi sahile değil şehri yaymak, geliştirmek (hatta -fayda anlamında- yeni rant alanları oluşturmak) adına çevreye daha büyükçesini yapmalılar.

Belediye Başkanı Halil Posbıyık’ın, aylar önce marina ile birlikte ele aldığı cami projesine şiddetle karşı çıkmış ve alternatif yerler önermiştim.    

Ve şimdi Çevre Bakanlığının gösterdiği yere de şiddetle karşı çıkıyorum. O Amfi Tiyatronun bulunduğu alana cami yapmak, bana göre en başta sadeliği öğütleyen İslam inanç değerine aykırıdır. Vizyoner proje değildir.

Dahası ; Fuzuli masraftır, estetiklikten uzaktır, fonksiyonel değil semboliktir,  samimi amaca hizmet etmekten uzaktır, şehirciliğe aykırıdır, pratik değildir. Koltuğa değer katıcı değil, koltuktan değer alıcıdır, zorlamadır…

İlla da sahile yakın isteniyorsa daha önce de yazdım: Bozhane camisi ve çevresi değerlendirilebilir, Göztepe’ye yaslanabilir, Askeri lojmanların yeri hazır,  Kırmacı mevkiine yapılabilir… Uzak dediğimiz 10 dakikalık mesafede şehri geliştirici alternatifler ise Osmantepe, Uyuyan Güzel tepesi, hatta Deli Hakkı’ya, veya yeni terminal ile hastanesin ortasındaki alana yapılabilir.

Bakınız tarihe;  Otoritenin ısrarla bir kararda diretmesi o kararı doğru kılmıyor. Bu anlamda Belediye Başkanı Halil Posbıyık tepkisinde haklıdır, tepki hakkıdır.

Ereğli’ye cami ihtiyaçtan kaynaklanan nedenlerle yapılacaksa eğer, her cazibenin hemencecik sahile kondurulduğu gibi cami de oraya yapılmamalıdır. Ben inanıyorum ki yanlıştan dönülecektir. Bakanlığın bu talebi taktik değilse eğer, şaka olsa gerek! Ya da başka bir şey…

Tekrarla; Dün Başkan Halil Posbıyık’ın  ‘Kıyı Sahil ve Kentsel Tasarım Projesinde‘ gösterdiği cami yerine karşı nasıl çıkmışsam, bugün de bakanlığın sahilde işaret ettiği cami yerine de aynı şekilde karşı çıkıyorum.

Ölçütler; sayılarla, kazanılmış cazibelerle, metrelerle değil, insanlığa kattığı değerlerle olmalı.

  • Aşağıda daha önce konu ile ilgili yazdığım yazıları ve haberlerin linklerini veriyorum:  

https://haberhayat.net/gonullu-yazdi-haftaya-bakis/ 12 Haziran 2021

https://haberhayat.net/aklin-yolu-bindir-bozhane-camisi-buyutulemez-mi/ 1 Temmuz 2021

https://haberhayat.net/cami-firsat-mi/ 16 Eylül 2021

Etiketler:
Share
904 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

#

OTORİTENİN CAMİ YERİ KARARI” için 1 yorum

  1. GÜLER ÖNDER : diyor ki:

    Yazdıklarınızın birçoğuna katılıyorum Doğan Bey ama katılmadığım nokta neden Uyuyan Güzel Tepesi ve Osmantepe? Adı üstünde buralar adı üstünde “tepe”. Bu tepeler daha farklı değerlendirilmeli. Neden hiç Erdemir Camii’nden bahsedilmez onu da merak ederim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • GÖNÜLLÜ YAZDI : “TURİZM KAZANDIRDI”

    11 Ağustos 2022 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Geçtiğimiz hafta sonu dostlarla sabah çıkıp akşam dönüşlü küçük bir tur yaptık. Güzergâhımız Kozlu, Zonguldak, Kilimli, Çatalağzı, Filyos, Güzelcehisar, Bartın, Ulus, Safranbolu, Yenice ve tekrar Kdz. Ereğli oldu… Safranbolu Kolağası Konağında Seval(Tuncer)’in billur sesinden spontane gelişen ‘Bahçada Yeşil Çınar’ türküsü ile final yaptığımız hafta sonu gezimizin mimarları Karavan dostu Seval &Kemal Tuncer çifti idi. Mutlu çift, gezi yapmadan önce ön araştırma yapmayı seviyor ve bu işi iyi beceriyor. Güzergah boyunca lokasyonlar ar...
  • 17. VE 18. YÜZYILLARDA NEFS-İ EREĞLİ’NİN İDARİ VE SOSYAL YAPISI

    11 Ağustos 2022 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bülent Ecevit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih ABD. Yüksek Lisans Öznur Kaya, 2018 yılında hazırladığı ‘’17.ve 18. Yüzyıllarda Karadeniz Ereğli’nin Sosyal ve Ekonomik Tarihi’’ başlıklı yüksek lisans tezinde kentimizle ilgili önemli bilgiler vermektedir. 17.ve 18.yz.larda Osmanlı Devleti idari, askeri, ekonomik, sosyal ve kültürel hayata büyük değişiklikler getirmiştir. Klasik dönemden çıkış ve Osmanlı’yı Tanzimat’a hazırlayan dönem olarak da değerlendirilecek bu dönemden Ereğli de etkilenmiştir. Özellikle Osmanlı’nın batılı ...
  • FESTİVALİMİZ VE SÖYLEŞİMİZ TURNUSOL GÖREVİ YAPTI!

    28 Temmuz 2022 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Mahşeri kalabalığına alıştığımız Kdz. Ereğli Uluslararası Sevgi Barış Dostluk Festivalimiz (-miz- diyorum çünkü sahiplendik) bizi coşturduğu kadar, gerçeklerle yüzleştirme görevi de üstleniyor. Öncelikle başta Başkan Posbıyık olmak üzere belediye ekibini başkan yardımcısından, müdürüne, çöpçüsüne ve ulaştırmasına kadar kutlayalım. Gerçekten özveri ile çalışıldığını gördük. Binlerce insanın hizmet verdiği, yüzbinlerce insanın hizmet aldığı ve toplamda birbirinden ayrı ayrı sayıları 100’e yakın ekinliği teorik olarak planlamak, bunu p...
  • CANVER YAZDI : ZONGULDAK MÜFREZESİ VE EREĞLİ

    28 Temmuz 2022 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Birinci Dünya Savaşı’ndan beri Mersinli Cemal Paşa’nın yaverliğini üstlenen Yüzbaşı Cevat Rifat Bey, paşanın Malta’ya sürgün edilmesinin ardından Milli Mücadele saflarına katılmak üzere Anadolu’ya geçme kararı aldı. Tehlikeli bir yolculuğun ardından 18 Nisan 1920 tarihinde İnebolu’ya ulaştı. Ardından Mustafa Kemal ve Ali Fuat Paşa’ların tensibiyle merkez Çaycuma’da bulunan Bartın ve Havalisi Komutanlığı’nın başına getirildi. Söz konusu komutanlık, başında Muhittin Paşa’nın bulunduğu Kastamonu ve Bolu Havalisi Komutanlığı’na bağlandı. Bartı...