logo

SAHİP ÇIKMAK!

Doğan GÖNÜLLÜ

Doğan GÖNÜLLÜ
haber@haberhayat.net
SAHİP ÇIKMAK!

TÜRKİYE CUMHURİYETİMİZ

Türkiye Cumhuriyet’in 100. Yılını Kdz. Ereğli’de çok yüksek oranda katılımla ve samimiyetle kutladık.

Kaymakamlığın düzenlediği çelenk sunma töreninden tutun, devamındaki sahil yürüyüşü ve resmigeçit, belediyenin düzenlediği balo, fener alayı ile konserler, hatta özel geceler tıklım tıklım yurtsever insan doluydu.

Ereğli 29 Ekim’de akın akın sahile, cumhuriyete aktı. Bayraklar evlere-işyerlerine asıldı, miniklere kırmızı beyaz renkli kıyafetler giydirildi. STK’lar, kamu görevlileri yürüyüşlere-etkinliklere aktif olarak katıldılar. Bu sene duyarlı öğretmenler ve veliler sayesinde alışık olmadığımız bir şekilde ilkokullar bile etkinlikler düzenledi.

Belediye Balo programında SBD TV’de yayınlanan canlı yayına apar topar konuk ettiklerinde de söylemiştim: “Cumhuriyet, milli ve manevi değerlerimizin teminatıdır’’ diye. Tekrar ediyorum; Ülke olarak en yüksek ortak değerimiz, teminatımız ‘Cumhuriyet’tir. Sadece 100. Yılda değil, her an bu güzelim vatan topraklarında özgürce yaşamamızın değerinin ifadesi olarak yurttaş sorumluluğu bilinci ile cumhuriyete sahip çıkmaya devam edeceğiz.

(Kaymakam Yapıcı’nın Cumhuriyet konuşmasındaki ‘Kültürel erozyon’ eleştirisini haklı; genelleme yaparak ‘satılmış, hain’ eleştirisini ise abartılı buldum!)  

KONYADA BİR FLANÖR

Biz aile olarak birkaç senedir, sakin şehir Konya’ya sıklıkla olmasa bile senede bir kez giderek dost-dünürlerimizle hasret gideririz. Bu gezilerimizde Konya’nın yollarının, evlerinin ve insanlarının genişliğine hayranlığımız bir yana; Hem Mevlana’nın mistik havasını teneffüs edip feyz alırız hem de tadına doyulmaz lezzetleri damağımızda güncelleriz.

Yine öyle yaptık: Cumhuriyet coşkusunun hemen ardından torunumuz Efe Alp’le birkaç keyifli gün geçirmek için yollara düştük. Evlatlarımız Hande ile Sefa’yla uzun ayrılık öncesi güzel Kasım havası eşliğinde adeta her şey dâhil tatili yaptık. Dünürüm Nuri(Aydemir) beye tavlada yenilip, “2 gün daha kalın” diye ısrar eden Ayfer kardeşimin tadına doyulma eşsiz yemeklerinden tattık. (Bu kez ‘Orta’ yı çok beğendim.)  Cici kızımız Uzman Diyetisyen Merve(Aydemir) ile yeni kurduğu işi ile ilgili sohbet edip bilgi alışverişinde bulunduk.

Bu arada Damadımız Sefa’nın beni “Flanör” olarak tanımlamasının gazına gelip sırt çantamı kaptığım gibi Konya sokaklarını gezdiğim de oldu, devasa konut sitelerinin uçsuz bucaksız araç parkında yolumu kaybettiğim de…

ERCAN CANDAN, ADAY ADAYI OLACAK

Konya gezimde, Ak Parti Zonguldak 24. Dönem Milletvekili Prof. Dr. Ercan Candan’ın Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi(NEÜ)’nde Rektör Danışmanı olarak görev yaptığını hatırlamamla o an müsait olduğunu öğrenmem ise benim için tam bir sürpriz oldu. Kendisine rektörlük binasında yaptığım kısa ziyarette, 2024 yerel seçimlerinde aday adayı olacak mı olmayacak mı söylentilerini ete kemiğe büründürüp Kdz. Ereğli’ye Belediye Başkanı olmak istiyorum”  ifadesini haberleştirdiğimde turistik geziyi mesleki temasa dönüştürmüş olmanın keyfini bile yaşadım. Söylemeliyim ki; Ercan bey Ereğli için ciddi projelerle hazırlanıyor ve güncel tüm konularda radikal fikirleri var. Sadece sohbet olduğu için yazamıyorum.

AYTOŞ

Biz ona “Aytoş” derdik. Kız kardeşim Beyhan’ın eşi Tayfun(Köksal)’un annesi; Ayten Teyzemiz. Dünya tatlısı, yüzünden gülücük, ağzından dua eksik olmayan, son güne kadar evlatları tarafından en iyi şartlarda bakılan Sevgili Aytoşumuz’u kaybettik, kalbimize gömdük. Güzel Yeğenim Dilan’a söz verdim; Aytoş’la benim dıv dıv oynarken değil ama bir fotoğrafını gazeteye basacağım diye. İşte sözümde duruyorum. Ruhun şad, mekânın cennet olsun Ayten TeyzeHakkını helal et, bizden yana helal olsun.

CHP

CHP Kurultay sonucu ile ilgili söyleyecek fazla şey yok. Kılıçdaroğlu son konuşmasında kendini hançerledi bence. Yeni Genel Başkan Özgür Özel’in, medeni ve demokratik cesaretini liderliğe evirmesini diliyor, hayırlı olsun diyorum.     

Paylaşın:
Etiketler: » » » »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • CANVER YAZDI: KSENEPHON VE ONBİNLERİN DÖNÜŞÜ

    25 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Ksenephon ( d. MÖ 431-ö. MÖ 350’den kısa bir süre önce ), Attika’lı bir Yunan tarihçisi olup Anabasis ( Onbinlerin Dönüşü ) adlı yapıtıyla tanınır. Anlatım biçiminden dolayı Antik Çağ’da çok tutulan bu eser, Latin edebiyatı üzerinde de büyük bir etki bırakmıştır. Varlıklı bir Atinalı aileden gelen Ksenephon, Atina ve Sparta arasındaki Peleponnessos Savaşı ( MÖ 431-404 )’nın karışık ortamında yetişmiştir. Sokrates’in yanında öğrenim gördü. Dolayısıyla aşırı demokratik yönetime karşı eleştirel bir tutum takındı. MÖ 401’de Atina’da demokrasini...
  • ÖZYAMAK YAZDI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK

    25 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    GÜVENLİĞİN GÖRÜNMEZ KAHRAMANI: GÜVENLİ DAVRANIŞ VE RUHSAL SAĞLIK Yazı dizimizi, iş sağlığı ve güvenliğinin en hayati halkasıyla bitiriyoruz: Psikososyal Risk Yönetimi. Bu alan çoğu zaman ihmal edilir ancak kazaları önlemede en etkili yöntemdir. ISO 45001 fiziksel güvenliğin çerçevesini çizerken, ISO 45003 bu yapıyı çalışan ruhu ve refahıyla tamamlar. Zihin Yorulunca Beden Hata Yapar Geleneksel İSG sadece baret ve eldivene bakar. Ancak veriler daha derin bir tablo sunuyor: Genç Çalışanlar (18-25 Yaş):  İş kazalarının...
  • GERGİNLİK BİLE YORULDU MEMLEKETTE!

    24 Mayıs 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Bir ülke düşünün… İnsanları sabah alarm sesiyle değil, bildirim sesiyle uyanıyor. Döviz artmış mı, biri gözaltına mı alınmış, yeni zam mı gelmiş, sosyal medyada bugün kimler linç edilmiş… Gün daha başlamadan -gece boyunca tetikte olan- zihnimiz mesaiye böyle başlıyor. Aslında uyku, beynin kapandığı değil; tam tersine en yoğun bakımı yaptığı zamandır. İnsan uyurken beden dinleniyor gibi görünür ama beyin arka planda oldukça aktif çalışır. Hafıza düzenlenir, duygusal işleme devam eder, beyinsel temizlik sistemi -glimfatik sistem- daha ak...
  • LOKOMOTİF Mİ, VAGON MUSUN? ASLINDA BÜTÜN MESELE BU!

    19 Mayıs 2026 Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İnsanlar yaşamda çoğu zaman iki role savrulur: Vagon ya da lokomotif. Birileri tarafından çekilen mi olacaksın, yoksa kendi yönünü belirleyen mi? Vagon olan insan, çoğu zaman hayatını dış etkenlerin belirlemesine izin verir. Ailesinin korkuları, toplumun beklentileri, partnerinin kararları, geçmiş travmaları ya da “Elalem ne der” düşüncesi onun raylarını döşer. Hareket eder ama kendi iradesinin gücüyle değil; bağlandığı lokomotifin yönüyle ilerler. Lokomotif olan insan ise kolay bir hayat yaşamaz. Çünkü yön vermek ağırdır. Karar almak, s...