logo

CANVER TARİHE IŞIK TUTMAYA DEVAM EDİYOR

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
CANVER TARİHE IŞIK TUTMAYA DEVAM EDİYOR

Herakleia Pontika’nın, MÖ VI.yz.da iskan edilmeye başlandığını biliyoruz. Günümüzde Kdz Ereğlisi, Batı Karadeniz Bölgesi’nde Zonguldak iline bağlı sahil ilçesidir. Adının yarı tanrı Herakles’e dayandığını ve Herakleia / Heraklea olarak antik kaynaklarda geçen kentimizi eş isimli diğer kentlerden ayırmak için, Pontos Heraklası ya da Karadeniz Herakleası denildiğini de biliyoruz. Ereğli’miz, XVII-XIX.yz.larda da; Irakliye, Arakliye, Bender Ereğli ve Bahr-i Siyah Ereğli gibi adlarla da isimlendirilmiştir.

Hellenistik Dönem’in Batı Karadeniz sahilindeki en önemli antik sitesi olan bu kent hakkında ilk defa Herodotos; Promathidas, Amphitheos, Nymphis, Apollonius Rhodius, Memnon ve Dometios Kallsitratos gibi antik tarihçiler bilgi vermişlerdir.

Uzun bir dönem tarihi noktada ilgi görmemiş kentimiz… Bölgeye gelen seyyahlarca yeniden gündeme taşınmış ve 1882, 1885’te H. Schneiderwirt tarafından da ‘Heraclea am Pontos, Heiligenstadt’, ‘Das Pontische Heraklea’ adlı iki eserle yeniden hatırlatılmıştır.

Daha sonraki yıllarda W. Hoepfner’in, S. M. Burnstein’ın, Bittner’in ve Tayfun Akkaya’nın çalışmaları Ereğli’mizin tarihi ve arkeolojisi hakkında doyurucu bilgiler sunmuştur, bizlere…

Lykius Nehri kıyısında ve Tieion kentine 38 mil uzaklıkta olan Herakleia kentinin tam olarak ne zaman kurulduğu bilinmemekle birlikte, MÖ 560 / 554 yıllarında Megaralılar tarafından kurulduğu düşünülmektedir.

Herakleia, MÖ IV.yz.ın ikinci yarısından itibaren, Pers hakimiyetinin zayıflamasına paralel olarak büyük bir gelişme göstermiş, komşu toprakları hakimiyeti altına almıştır. Bu dönemde halk en refah dönemini yaşamış. Kentte MÖ 364 yılına kadar ‘oligarşik’ bir yönetim biçimi hakimken Pers yönetimi kente ‘tiran’lığı getirmiş… Ancak MÖ 420 yılından MÖ 370’e kadar Ereğli, ‘demokrasi’ ile yönetilmiştir.

Yunan filozofu Platon’un öğrencilerinden Klearkhos ( MÖ 464-352 ), Herakleia’da ‘tiranlık’ kurup, ilk iş olarak çiftçilere topraklarını yeniden dağıtıp onların borçlarını silmiştir. Onun ölümünden sonra da kent zenginliğinden bir şey kaybetmemiştir.

MÖ 305 yılında Kraliçe Amastris’in kocası Dionysios’un ölümüyle kent gelişimini sürdürmüş… Ancak kraliçenin iki oğlu tarafından öldürülmesi sonucu Amastris’in ikinci kocası olan Traklar’ın  idaresine geçen kentte halk, MÖ 281 yılında ayaklanmış ve kent surları yıkılmıştır. Böylece ‘cumhuriyet’ idaresine adım atılmıştır.

Herakleia halkı, göçmen-yerli, Grek-Barbar, soylu-halk, efendi-köylü, zengin-fakir olmak üzere çok renkli bir sosyal yapı gösteriyordu. Kentte caddeler, sur duvarları, liman yakınında resmi binalar, akropoliste saray ve diğer yapılar, belediye binası, tapınaklar, su kemeri, ‘gymnasium’, kütüphane ve tiyatro yapıları varmış… Kentin sur duvarları dışında da bir Pazar kurulduğu anlaşılmaktadır… Bu da kentin Roma döneminde yaşadığı refahın ve kültürel zenginliğin ifadesi olarak kaynaklarda yerini almıştır.

MS II.yz.da Herakleia’da imar faaliyetleri için belli miktar para ile İmparator Traianus için birtakım yapılar ve onun adını taşıyacak spor alanlarının inşa edildiği anlaşılmaktadır.

Herakleia Pontika, bu yükseliş dönemlerinde kendine bağlı kentçikler de kurmuştur. Kdz Ereğlisi’nin yaklaşık 15 kilometre kadar güneyinde yer alan Alaplı’nın eski Kales olduğu düşünülmektedir. Herakleia ile Psylla ( Çatalağzı ) arasında olduğu düşünülen diğer bir kent ise Moline’dir.

Herakleia yakınlarında olduğu bilinen ancak yeri tam olarak söylenemeyen diğer kentler ise; Agamos, Aguia, Akonai, Kynna, Nipo, Posideon ve Priola’dır…

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YAŞAMI DEĞERLİ KILAN ŞEYLER ÜZERİNE DÜŞÜNÜRKEN

    05 Ocak 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Yaşamın değerini çoğu zaman büyük kavramlarla anlatmaya çalışıyoruz. Mutluluk, başarı, anlam… Ama bu kelimeler gündelik hayata dokunmadığında, biraz havada kalıyor. Oysa yaşam, çoğunlukla küçük şeylerden oluşur. Değer dediğimiz şey, bu küçük parçaların nasıl yaşandığıyla ilgilidir. Değerli bir yaşam; her günü dolu dolu geçirmek değil, günle temas edebilmektir. Bizi iyi hissettiren şeyler çoğu zaman iddialı etkinlikler değildir. Bir sergi gezmek kadar, aynı sokağı dikkatle yürümek de yaşamı zenginleştirebilir. Okumak, yazmak, üretmek…Bir ...
  • HERAKLEİA PONTİKA’YA GELEN COĞRAFYACI VE SANAT ADAMLARI

    30 Aralık 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Herakleia Pontika, tarihsel yaşamı boyunca birçok yabancı bilim ve sanat adamını, savaşçı, denizci ve tacirleri ağırlamıştır. Bunlar arasında coğrafyacılar, gezginler ve sanatçılar da bulunmaktadır. Bunların başında Amasya’lı coğrafyacı Strabon ( MÖ 65-MS 23 ) gelir. Bu kişi tarih ve felsefe ile de uğraşmıştır. Roma İmparatorluğu’nun büyük bir kısmını dolaşmıştır. Roma ve İskenderiye’de uzun süre kaldı. MÖ 146’da olgunluk çağında ‘Historika Hypomnemata’ ( Tarihi Hatıralar ) adlı bir eser yazdı ancak bu kayıptır. Bu eser, 43 cilttir ve Polyb...
  • TUGAY YAZGAN 2025’İN PSİKOLOJİK MİRASINI YAZDI!

    29 Aralık 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    2025’in Psikolojik Mirası: Yorgun Bir Toplumdan Psikolojik Sağlamlığa 2025, Türkiye için yalnızca ekonomik göstergelerle, siyasi tartışmalarla ya da küresel belirsizliklerle hatırlanacak bir yıl olmadı. Bu yıl, aynı zamanda toplumsal ruh halinin ağırlaştığı, bireysel dayanma gücünün ciddi biçimde sınandığı bir dönem olarak hafızalarda yer etti. Günlük yaşamın dili değişti: Daha fazla kaygı, daha fazla yorgunluk, daha az umut ve artan bir tükenmişlik hissi… Bu hissiyat öznel bir algıdan ibaret değil. Türkiye’de her beş kişiden birinin...
  • İŞ YAŞAMINDA SINIR KOYMA BECERİSİ

    22 Aralık 2025 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İş Yaşamında Sınır Koyma Becerisi ve Psikolojik İyi Oluş Arasındaki İlişki... Günümüz iş dünyasında başarı, yalnızca çok çalışmakla değil; ne zaman duracağını bilmekle de ölçülüyor. Ancak tam da bu noktada, çoğu çalışanın farkında olmadan zorlandığı temel bir mesele karşımıza çıkıyor: Sınır koyamamak. “Sınır koyma” kavramı, uzun yıllar boyunca iş hayatında yanlış anlaşıldı. Çoğu kurumda bu davranış; isteksizlik, uyumsuzluk ya da sorumluluktan kaçma olarak etiketlendi. Oysa psikoloji bilimi, sınır koymayı bambaşka bir yerden ele alıyor: K...