logo

HERAKLEİA PONTİKA’DA SİYASAL, SOSYAL VE KURUMSAL YAPI

DR. CAN CANVER

DR. CAN CANVER
cancanver7@gmail.com
HERAKLEİA PONTİKA’DA SİYASAL, SOSYAL VE KURUMSAL YAPI

Herakleia Pontika’nın siyasal örgütlenmesi; ‘polis’ ( site devleti ) düzenine dayanmaktaydı. Tiranlık dönemi dışında, birden fazla ‘polis’i içine alan bir devlet kavramına sahip değildi. Herakleia Pontika ve çevresindeki diğer site devletler, siyasal açıdan bağımsızdı ve kendi kendini yönetirdi. Aynı zamanda bu şehir devletleri ‘otarşik’ ( kendine yeten ) bir yapıya sahiptiler.

Bu bağlamda Herakleia Pontika kendi temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek bir toprak parçasına sahipti. Bu topraklar site devletin merkezi ile çevre köyleri kapsayan bir alandan oluşmaktaydı. Kent halkı ‘polis’ merkezini çevreleyen bu tarım arazilerinde gün boyu çalışır, akşam olunca da güvenlik gerekçesiyle kent surları içine geri dönerdi.

Halkın geçimini sağlamak için üzerinde çalıştığı bu topraklar, onlar arasında parçalara bölünmüştü. Emlak, Herakleia Pontika’da vatandaşlık bağının kaynağıydı. Fakat vatandaşların hayatının özü bu araziler üzerinde gösterdikleri faaliyetler değil, siyasal, yargısal, askeri, dini alanlarda üstlendikleri rollerdi. Herakleia vatandaşı için en iyi hayat, ‘polis’in hayatına katılmakla yaşayabilirdi. Aktif olarak kamu faaliyetlerine katılmayan vatandaşlar sadece lüzumsuz olmakla kalmayıp, aynı zamanda ‘polis’ için de bir tehlike teşkil etmekteydi. Bu anlamda Herakleia vatandaşının hayatı ancak kente hizmetle ve onun idaresine katılmakla değer kazanırdı.

Sitede, vatandaşlara ait topraklarda çalışanlar; kölelerdi. Herakleia Pontika’da kölelik, vatandaşlara siyasal ve sosyal faaliyetlere katılacak zaman ve imkanı sağladığı için doğal bir kurum olarak kabul edilirdi. Keza, bir kişinin hayatını kazanmak ve ailesini geçindirmek için siyasal faaliyetlere katılamayacak kadar çalışması gerekiyorsa o kişinin özgür bir hayat sürdürmeye layık olmadığı düşünülürdü.

Herakleia vatandaşları geçimini sağlamak için çalışmak zorundaydı. Bu zorunluluğun yerine getirilmesinden sonra arta kalan zamanda da vatandaşlar ‘agora’ ( pazaryeri )’da toplanıp kendilerini kent meselelerine verirlerdi.

Herakleia halkı, köylerde çiftçi, kent merkezinde zanaatkar olurdu. Marangozluk, heykeltıraşlık, inşaat ustalığı, çömlekçilik en muteber mesleklerdendi. Tüm bu meslekelrde babadan oğula aktarılan bir devamlılık ve buna dayalı bir gelenek söz konusu idi. Atölyeler çok büyük olmayıp işler ortalama beş altı kişi ile yürütülürdü. Kadınlar bu işlerde rol almaz, sadece ev işlerine bakarlardı. Onlar özgür olmakla beraber siyasal haklardan yoksundular.

Herakleia Pontika’da sosyal tabakalaşmayı ‘eupatridea’ denen aristokratlarla, ‘thet’ denen halk sınıfı yani vatandaşlar, ‘metoikos’ adı verilen yabancılar ve köle sınıfı oluşturmaktaydı. Köleler haricinde diğerleri özgür insanlardı. ‘Metoikos’lar için hukuki bir uyrukluğa alınma söz konusu değildi. Köle gibi metoikos’un da şehrin siyasal hayatında yeri yoktu ama o hürdü ve siyasal haklardan yoksun olması, aleyhine işleyen başka sosyal ayrımlar olduğu anlamına gelmezdi. Kölelerle hür insanlar arasında ‘perestes’ denen bir başka sınıfın üyeleri bulunuyordu. Bir de ‘tabulanus’ denen; devlet arşivlerini muhafaza ile görevli sivil memur ya da azatlı köleler vardı.

Kölelik kurumunun iki tipi vardı: ‘Thes’ denen tarım hizmetleri köleliği ve ev hizmetleri köleliği… İlerleyen dönemlerde bunlara bir de sanayi köleliği katılmıştı. Efendisinin başka işlerde çalışmasına müsaade ettiği köleler, paranın bir miktarını efendisine verdikten sonra servet biriktirebilir, evlenebilir ve hatta biriktirdikleri paralarla özgürlüklerini bile satın alabilirlerdi.

Herakleia Pontika’da aristokrat sınıfın içinden seçilen üç ayrı yönetim mevkii bulunmaktadır. Bunlar; aynı zamanda ‘başrahip’ olan tiran, ‘polis’in askeri güçlerini yöneten ‘polemerkhos’ ( başkomutan ) ve sivil otoritenin temsilcisi olan ‘arkon’lardır. Bu üç yönetim mevkiinin yanında da bir aristokratlar meclisi vardı. Bu meclis tecrübeli ve asil kişilerden ve belki de devletin memurlarından meydana geliyor, siyasi, dini ve hukuki sorunlara bir çeşit danışma kurulu görevi görüyordu. Ancak asıl hükmranlık hakkı, 20 yaşını doldurmuş tüm Herakleia’lı erkek vatandaşların üyesi olduğu ‘eklessia’ ( Halk Meclisi )’ya aitti. Bu meclis devlet memurlarını seçer, kanunlar çıkartır, harp, barış ve ittifak gibi önemli konulara dair kararlar alırdı.

Herakleia Pontika’da başhakim; ‘prytanis’, kanun koruyucu, ‘nomothetes’ idi. Resmi belgelerin muhafazasıyla yükümlü yüksek görevlilere ‘nomophylaks’, resmi muhbirlere de ‘sykophantis’ denirdi. Tiranlık döneminde bunların muhafızlığını ‘hetairos’ denen görevli yapardı.

Herakleia’lı vatandaşlar arasında ‘polis’in bireyin mutluluk ve refahı için var olduğu fikri ağır basardı. Bu çerçevede bir Herakleia’lı vatandaşın gözünde ‘site’, mümkün olduğu kadar çok sayıda vatandaşa servet, soy, statüye dayalı bir ayrım yapmaksızın kamu işlerine eşit derecede katılma hakkı tanıyan, içinde düzenli bir hayatın sürdürülebileceği; bireyin yeteneklerinin en iyi şekilde gelişme imkanı bulabileceği bir toplumdur.

Paylaşın:
Etiketler:
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • GERÇEK SAMİMİYET ÇOK DAHA SESSİZDİR, GÖSTERİŞLİ DEĞİLDİR

    03 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Samimiyetin (?) Kısaltılmış Hali: “Aşko, Bro, Kardo” Son yıllarda dilimize yerleşen üç kelime var: “aşko”, “bro”, “kardo”. İlk bakışta sıcak, yakın, içten… Hatta belki de modern zamanların samimiyet şifreleri gibi görünüyorlar. Ama biraz yakından bakınca insanın aklına şu soru geliyor: Gerçekten samimi miyiz, yoksa samimiyetin taklidini mi yapıyoruz?Çünkü samimiyet, kelimelerin kısaltılmasıyla oluşmaz. Hatta çoğu zaman tam tersi olur: Azaltılan şey kelimeler değil, anlamın kendisidir. Eskiden birine “kardeşim” dediğinde, bunun bir ağırlı...
  • MARMARA BÖLGE ÇALIŞTAYI TARİHİ BİR DÖNEMEÇ OLABİLİR!

    01 Nisan 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) tarafından düzenlenen “Basının Medya Meslek Yasası ve Medya Meslek Birliği Yolculuğu” konulu ‘Marmara Bölge Çalıştayı’na UBK Yönetim Kurulu Üyesi ve UBK Zonguldak il temsilcisi olarak katıldım. (Detayları haber olarak, fotoğrafları da sosyal medya paylaşımı olarak günü gününe yayınladığım için aşağıda bağlantı vermekle yetineceğim.) 27-28-29 Mart’ta düzenlenen mesleki etkinlik, UBK Yönetim Kurulu Başkanı Şakir Gürel liderliğinde ve konusundan da anlaşılacağı üzere net bir hedefle yola çıktı: Medya Mes...
  • MANŞET HABER: EREĞLİ’NİN GELECEĞİ VE EĞİTİM VİZYONU

    27 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Değerli Haber Hayat okurları, Yazı dizimizin sonuna gelirken, geçtiğimiz haftalarda konuştuğumuz o ağır tablodan çıkış biletini konuşacağız. Nüfusumuz yaşlanıyor (Demografi), gençlerimiz bavulunu topluyor (Göç) ve sosyal bağlarımız zayıflıyor (Erozyon). Peki, bu gidişatı tersine çevirecek sihirli değnek nerede? Yanıt tek bir kelimede saklı: Eğitim. Ama sadece okul sıraları değil, "geleceğin dünyasına hazırlanan" bir eğitim vizyonu. Raporumuzdaki Eğitim Çelişkisi Hazırladığım "2025 Stratejik Analiz Raporu" ilginç bir veriyi o...
  • RUJ ETKİSİ: KRİZDE TÜKETİMİN PSİKOLOJİSİ

    23 Mart 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kime sorsam param yok diyor, gelin görün ki AVM’ler ağzına kadar dolu! Bu çok sıklıkla duyduğumuz bir cümle… Gelin bu cümlenin altında yatan psikolojik ruh haline bir bakalım.Ekonomi daraldığında insanlar her şeyi kısmıyor. Büyük harcamalar erteleniyor; ama küçük, görünür ve statü taşıyan harcamalar devam ediyor. Kısaca beş yıldızlı otelde tatil yapacak maddi gücümüz yok ama bu lüks bir kafeye gidemeyeceğimiz anlamına da gelmiyor.Buna literatürde “Ruj Etkisi” denir. Ancak modern dünyada bu kavram tek başına yeterli değildir. Çünkü artık me...