logo

SEMPOZYUM TEBLİĞLERİNDE TURİZM ve İKİ SORU


Doğan GÖNÜLLÜ

Warning: Use of undefined constant user_email - assumed 'user_email' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/haberhayat/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV3/single-kose-yazilari.php on line 34
haber@haberhayat.net

Kdz. Ereğli’nin Kurtuluşu’nun 100. Yılı E-Sempozyumu, “SEMPOZYUM TEBLİĞLERİ” kitabı haline getirildi.

Belediye öncülüğünde 18-20 Haziran’da pandemi önlemleri gölgesinde çevrimiçi düzenlenen sempozyumun açılış konuşmalarını ve tebliğlerin tamamını içeren A4 ebadına yakın büyüklükteki 320 sayfalık kitap ‘Danışma Kurulu Üyesi’ görevim nedeni ile yılbaşı kısıtlaması öncesi bana da ulaştırıldı. Sanırım tüm basına ve ilgililere dağıtımı tizlikle yapılacak.

Harika pırıl pırıl bir külliyat olmuş. Başta Belediye Başkanı Halil Posbıyık olmak üzere, tebliğleri ile katılım sağlayanları, Danışma ile Bilim Kurulu üyelerini ve teknik/editöryal ekipte emeği geçenleri samimiyetle kutluyorum.  

Belediye Başkan Danışmanları Nergis-Nart Bozkurt çiftini ise sempozyuma katkıları ve Ereğli’de göreve başladıklarından bu yana popülizme kaçmadan şehrimizdeki kültür-sanata nitelikli dokunuşları için ayrıca tebrik/teşekkür ediyorum.

Ereğli’de yaşayan, Ereğli’de geçmişte neler olup bittiğini öğrenmek isteyen her insanın okuması gereken kitabı kısıtlama günlerinde bitirme hedefine ulaşamadım ama yarıladım sayılır.

Mitolojik konulardan,  Osmanlı döneminden, Milli Mücadele ile Cumhuriyet sonrası dönemlerine ve bugüne kadar birçok konuda birçok konuşmacının sunumlarının tamamına yer verilmiş kitapta…

Kitabın tümünü, özellikle de “kömür-çelik olaylarını”(-ki AB’nin kuruluş felsefesini oluşturur), Ereğli’nin Kurtuluşu ve Alemdar Olayını, hatta Mübadele Dönemini tekrar tekrar okumakta, yaşananları kuru hikaye gibi değil, kuru bir gurur/onur duyma vesilesi gibi de değil, içselleştirerek ve başkasına anlatabilecek düzeye gelene dek, bilgiyi fikre dönüştürecek düzeye gelene dek okumakta büyük fayda var.

Gelelim konumuza…

Kuşkusuz tüm tebliğiler; emek ürünü değerli bilgileri, yorumları ve önermeleri içeriyor. Ancak ben konuya; “Bakalım Ereğli’de Turizm açısından ne var?” diye de baktım; kim/ne demiş diye…

Ve gördüm ki, hemen hemen tüm konuşmacılar Ereğli’nin tarihsel kültürel, coğrafik, inançsal ve endüstriyel konularını vesile ederek ya doğrudan ya da dolaylı olarak konuşmalarında Turizme yer vermişler.     

Açılış konuşmalarından başlayacak olursak…

Tanıtım ustası Başkan Posbıyık katıksız bir turizm çağrısı yaparak “Karadeniz Ereğli, Karadeniz’in dışa açılan penceresidir. Ereğli’yi yerinde görmenizi, güzellikleri yaşamanızı ve insanını tanımanızı dilerim.” diyerek adeta işin misyonerliğini üstlendiğini tescilliyor.  

Kaymakam Çorumluoğlu ise “Ereğli’den gelecekte belki bu sanayi üretimi kadar da turizm ile söz edeceğimiz düşünüyoruz.” cümlesi ile mülkü amir olarak vizyonunu turizm kelimesini telaffuz da ederek ortaya koyuyor.

DTO Başkanı Erdem’de kendi tabiri ile “5 sanayi devrimini tamamlamış bir Ereğli“den (kömürün bulunuşu-çilek konserve tesisi-Demir çelik Fabrikası- Tersaneciliğin başlaması ve OSB’de kümelenmiş fabrikalar) bahsederken adeta endüstriyel süreç temasında turizmi çağrıştırıyor

TSO Başkanı Keleş, turizme yatırım yapmış bir iş insanı olarak nedense konuya girmemeyi tercih ediyor. Ya da “Ereğli ağır sanayisinden tersaneciliğe diğer farklılaşmış sektörleri kadar ekonomik anlamda çok dinamik bir şehir” cümlesindeki “farklılaşmış sektörler” sepetine turizmi de atıyor! Niyetini bilemiyorum ama tam yeri idi bence…

Tebliğlere geldiğimizde…

Tümünü detaylıca okuduğumu iddia edemem ama gözlerim özellikle ‘giriş’, ‘özet’ ve ‘sonuç’ bölümlerinde “turizm” ve bunu çağrıştıracak cümleler aradığımda şunlara karşılaştım:

Örneğin; “İnönü Mağarası’nda Yapılan Kazı Çalışmaları Sonucu Ulaşılan Bulgular” konulu tebliği sunan Harward, North Carolina Üniversitesi Akademisyeni Doç. Benjamin S. Arbuckle’nin “İnönü Mağarasındaki zooarkeolojik araştırmamız bu önemli bölgenin tarihçesi hakkında bir dizi heyecan verici keşfin habercisidir. Araştırmamız derinleştikçe tüm dünya bu keşiften haberdar olacaktır” cümlesi bana “yani hoca tam da turizm geliyorum diyor” olarak yansıyor.

Sadun Duran’ın “19. Yüzyıl başında Ereğli’de Bir Fransız Elçisi: Luis Allier de Hauteroche” başlıklı bildirisi ve ekinde sunduğu belge bilgiler ise bence “tarih-kültür turizmi” meraklılarının iştahını kabartacak nitelikte sanrım.  

“Ereğli’nin İşgali ve Kurtuluşu (08-18 Haziran 1920)” başlıklı tebliğini anlaşılır ifadelerle su gibi akıtan Gazi Alemdar Gemisi Yaptırma ve Yaşatma Derneği As Başkanı Atılay Durmaz Demiroğlu’nun olayları mükemmel anlatımı ise özetlenerek Turizme sunulur hale getirilmeye muhtaç görünüyor.

“Türk Yunan Nüfus Mübadelesi ve Karadeniz Ereğli” tebliğinin sunumunu yapan Lozan Mübadilleri vakfı Genel Sekreteri Sefer Güvenç, konu başlığını içeren olayları detaylıca anlatarak duygusal bir tonda tarihe ışık tutuyor. Ve tabi ki  bizleri ve turistleri de Orhan Gazi Camisine ve Çelikel Camisine tekrar gidip “inanç/tarih/kültür turizmi” gözü ile iyice bakmamız için adeta zorluyor.

“Kısa bir Ömürde Büyük Bir Dava Adamı Tunalı Hilmi Bey(1871-1928)” başlıklı tebliği Sunan Gürdal Özçakır ile “Gülseren Tunalı, Ereğli’yi ve Tunalı Hilmi’yi Anlattı” başlığı ile bendenizin(Doğan Gönüllü) röportajında, Kdz. Ereğli’de kaymakamlık ve Zonguldak Milletvekilliği yapmış, ulusal ve yerel çapta bir çok önemli girişime imza atmış Cumhuriyet Aydını Tunalı Hilmi’nin izini sürüyoruz. Turizmle harika ilişkisini ise Başkan Posbıyık’ın girişimleri, Heykeltıraş Metin Yurdanur’un eseri Tunalı Hilmi Heykeli ile kuruyoruz.

Prof. Dr. Güngör Karauğuz’un “Eski Çağlardan Günümüze Kdz. Ereğli Tarihi Hakkında Birkaç Kelam”  başlıklı tebliğinin son cümlesi bakın turizm ile nasıl bağlanarak bitiyor:  “Kdz. Ereğli bu tarihsel zenginliğini ve tarih boyunca biriktirdiği kültürel yönünü kullanmalı ve değerlendirmelidir.”

“Milli Mücadele’de Karadeniz Ereğlisi ve Çevresi” konulu bildiriye imza atan Prof. Dr. Ali Sarıkoyuncu ile Prof. Dr. Esra Sarıkoyuncu hocalarımız tarihçi olmaları hasebiyle konuyu en baştan uluslararası ilişkilerden alıp, ulusala, oradan bölgesele ve sonunda yerele yani Ereğli’ye bağlıyorlar. Hocalarımızın konuyu “Alemdar Gemisi Olayı ve Ereğli Halkı” ara başlığı ile sonlandırmaları, soluksuz okunacak/okutulacak bir turizm bilgi föyü haline getiriyor.

Sempozyum Tebliğleri Kitabında; konuşmacılar, konular , bilgi ve yorumlar, öneriler, TURİZM çağrıları, akıp gidiyor…  

İKİ SORU:

Ve ben tam bu aşamada bunca TURİZM lafı etmişken, dikkatimi çeken iki konuyla ve sorularımla ERDEMİR’e ve EREĞLİ TURİZM FAKÜLTESİNE getirmek istiyorum:  (Belki de Danışma Kurulu Üyesi sıfatımla özeleştiri yapıyorum)

Soru 1- Erdemir bu kadar Ereğli’nin sosyokültürel ve ekonomik yakın tarihine damga vurmuşken (Başkan Posbıyık özellikle konuşmasında yer vermekten kaçınsa ve gergin süreçte zeytin dalı uzatma fırsatını kaçırsa da…), tebliğ sunanlar arasında neden Erdemir temsilcisi yoktu? Ne alaka diyerek veya saf dışı bırakılarak teklif mi edilmemişti, yoksa kabul mu edilmemişti?

Soru 2- Sempozyum kapsamında Ereğli Turizm Fakültemizden neden bir akademisyenin tebliği yoktu? Ne alaka diyerek veya saf dışı bırakılarak teklif mi edilmemişti, yoksa kabul mu edilmemişti? (Turizm Fakültesi demişken Fakültemizin Dr. Öğretim Üyesi Tolga Fahri Çakmak’ın “Profesyonel Turist Rehberlerinin Gözünden Karadeniz Ereğli’nin Turizm Potansiyelinin İncelenmesi” makalesini okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum!)

Fırsat buldukça “Tebliğlerde Turizm” aramaya devam edeceğiz.

Hoş geldin 2021…

Etiketler: » » » »
Share
419 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KDZ EREĞLİSİ YEREL TARİH VE KÜLTÜRÜ ARAŞTIRMALARI

    16 Temmuz 2021 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Kentimizde yeniden oluşturulabileceğini umduğumuz ve temenni ettiğimiz Kdz Ereğlisi Yerel Tarih Grubu’nun başlatacağı yerel tarih ve kültürü araştırmaları, kentimize birçok katkı ve kazanımlar sağlayacaktır. Bir kere ulusal tarihin tek taraflı merkezi baskısına ve önyargısına yapıcı bir eleştiri ve alternatif bir yaklaşım getirecektir. Yurttaşlık, sivil toplum ve Ereğli kentliliği bilincinin gelişmesini sağlayarak kentimizdeki toplumsal yaşamın kalitesinin artmasına yol açacaktır. Yerel tarih ve kültür araştırmaları, Ereğli’mize dışarda...
  • GÖNÜLLÜ YAZDI : TARİHE NOT

    16 Temmuz 2021 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    “Söz uçar yazı kalır” diye güzel bir atasözümüz vardır bizim. Çaktırmadan “Söze güvenilmez” anlamını da taşır… Günümüzde de sosyal medya paylaşımları tıpkı söz gibi, gün oluyor uçuyor, siliniyor, sahibi ya da birileri tarafından değiştiriliyor. Oysa basılı medya öyle değildir; tam bir belgedir o! Fikirler değişse de o orada öyle sapasağlam durur. Güvenilirdir ve sadıktır o; ta ki tarih sonuna kadar! Bende, geçtiğimiz gün duygusal bir sabah anımda sosyal medya hesabıma bir şeyler yazıverdim. Ancak gördüm ki; kendimle...
  • AKLIN YOLU BİNDİR: BOZHANE CAMİSİ BÜYÜTÜLEMEZ Mİ?

    01 Temmuz 2021 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    İktisat bilimi yada sanatı, hiçbir ürün ve hizmetin aynı anda "hem daha kaliteli, hem daha ucuz, hem de daha hızlı olamayacağını" söyler. Bunlarda ikisini size seçtirir, dışarıda kalan olmayacak demektir. Yani ucuz ve hızlı bir iş şey istiyorsanız bu kaliteli olamayacak anlamındadır. Ya da "kaliteli ve hızlı" işte "ucuz" olamaz gibi.... Maslow'un ihtiyaçlar hıyararşisine göre de, insanlar en temel ihtiyaçları karşılanınca artık, başarma ve kendini kanıtlama gibi üst sayılabilecek gereksinimlere yönelirler... Şehirlerde insanlar gibi ...
  • GÖNÜLLÜ YAZDI : 101. YILIMIZ KUTLU OLSUN

    23 Haziran 2021 Ekonomi, Genel, Gündem, KÖŞE YAZILARI, Tüm Manşetler

    Oldukça zorlandığımız bir gazetemiz daha 204 sayı numarasıile elinizde… Bazen öyle oluyor ki haberler, olaylar, tanıtımlar ve insanlar üstüste geliyor. Bu durumda da haber ve editöryal süreçte tek başımakalan bendeniz zorlanıyorum. Nasıl zorlanmayayım ki; Pandemideciddi gelir kaybına uğradık ama ilgili desteklerden faydalanamadık.Zaman zaman personel ve işletme giderlerini karşılayamaz halegelip emekli maaşımızdan takviye ettik. Kula minnet eylemedenderdimizi kibarca anlattıklarımıza ise ya biz anlatamadık, ya da onlaranlayamadılar! ...